7 Kasım 2023 Salı

ILIK SU

 


Kalp krizleri --- Sıcak su içmek :
Bu çok güzel bir makale. Sadece yemekten sonra ılık su değil kalp krizleri de. Çinliler ve Japonlar sıcak çayı soğuk su değil yemekleri ile içiyorlar, belki de biz yerken içme alışkanlığına alışmanın zamanı gelmiştir. Soğuk su içmeyi sevenler için bu yazı sizin için geçerli. Yemeğin üzerine soğuk içecek/su içmek çok zararlıdır. Çünkü tükettiğiniz yağın maddesi serin su ile kalınlaşacaktır. Bu yemek yapışmasını yavaşlatacaktır. Bu 'çamur' aside tepki gösterdikten sonra katı yiyeceklerden daha hızlı bir şekilde parçalanır ve emilir. Bu sıra farkı olurdu. Çok yakında yağlanır ve kanser yapar. Yemekten sonra sıcak çorba veya sıcak su içilir.
Patates kızartması ve burgerler kalp sağlığının en büyük düşmanıdır. O zaman bir kola daha fazla güç verir Bu şeytan Kalbin ve sağlığın için onlardan uzak dur.
Gece kan pıhtılaşması önlemek için kalp krizi veya felç geçirmesini önlemek için uyumaya hazırlanırken bir bardak ılık su için.
Bir kardiyolog, bu mesajı okuyan herkes 10 kişiye gönderirse, en az bir hayat kurtaracağımızı garanti edebileceğinizi söylüyor.
Bu yüzden, lütfen gerçek bir arkadaş olun ve bu mektubu değer verdiğiniz insanlara gönderin.
(Alıntı-VindysJourneyKitchen dedikoducu)

Ilık Su İçmenin Faydaları

Ilık su içmenin faydaları saymakla bitmez. Oda sıcaklığındaki suya sadece birkaç küp buzu atmak bile onu sihirli bir şekilde enerji içeceğine dönüştürebilir! Ancak kendinizi zindelik konusunda bilinçli bir birey olarak görüyorsanız, hemen soğuk su içmeyi bırakın.

Evet, doğru duydunuz – soğuk su içmeyi bırakın.

Ilık suya geçin, ılık su içmenin bazı önemli sağlık yararları vardır. Aşağıda onlara bir göz atalım.

Fakat,

Su içmenin en önemli faydalarının zaten farkında olabilirsiniz. Cevabınız evet ise, ılık su içmenin faydalarını öğrenmek için heyecanlanmalısınız.

Ilık Su İçmenin Sağlığa 14 Faydası

1. Vücut Ağrısını Giderir

Vücut ağrılarını yenmek için ılık suyun ne kadar etkili olduğunu duymuş olmalısınız. Gastrite bağlı mide ağrılarında ve hatta kas kramplarında ılık su içmenin sihirli etkileri olduğu bilinmektedir. Ilık suyun ısısı tüm vücudunuza yayılarak ağrıları ve spazmları yatıştıran yatıştırıcı bir etki yaratır. Bu nedenle ılık su, vücut ağrısını tedavi etmek için en iyi bilinen ev yapımı kürlerden biridir.

2. Kilo Vermeye Yardımcı Olur

Fazla kilo vermekte zorlanıyorsanız, sabahları egzersiz yapmaya başladığınızda ılık su içmeye başlayın. Uzmanların önerdiği şekilde biraz bal eklemeyi unutmayın. Ilık su, vücudunuza istenmeyen ağırlıklar ekleyen fazla yağ dokularının eritilmesine yardımcı olur ve günlük egzersizlerinizle birlikte bu, kilo verme çabanızda oldukça etkili olacaktır.

3. Toksinleri Temizler

Ilık su içmenin faydaları arasından birisi de toksinleri temizlemesidir. Sindirim sisteminizdeki zararlı ve istenmeyen elementleri veya toksinleri etkili bir şekilde atabilmesidir. Kronik kabızlık çekiyorsanız, sisteminizi temizlemenin en iyi çözümü her sabah ılık su içmeye başlamak olacaktır. Suda bulunan ısı, bağırsak duvarlarınıza sıcaklık sağlar, böylece onları nemli tutar ve normal bağırsak hareketlerini sürdürür.

4. Kan Dolaşımını Artırır

Ilık su içmek, kan dolaşımını da iyileştirerek vücudunuza fayda sağlar. Vücudun her bir parçasına uygun kan tedarikini sürdürmek, genel refahınız için çok önemlidir. Ve bir kez soğuk suyu atıp bütün gün ılık su içmeye başladığınızda, olumlu sonuçlarını yaşamaya başlayacaksınız.

5. Boğaz Ağrısını Tedavi Eder

Şimdiye kadar tartıştığımız ılık suyun tüm faydalarından, bu size en hızlı sonuçları verir. Sık sık burnunuzun tıkandığı ve buna bağlı olarak boğazınızda tıkanıklık olan sinüzitten şikayetçiyseniz, endişelenmeyin. Nazal sinüslerinizi açmak ve boğaz ağrınızı yatıştırmak için sadece ılık su içmeye başlayın. Öksürük ve soğuk algınlığınız olduğunda ılık su içmeniz alışılmadık bir durum değildir; çok ihtiyaç duyulan sıcaklık ve rahatlama, ılık su ile sağlanır. 

6. Erken Yaşlanma Belirtilerini Önler

Bu erken kırışıklıklar için endişeleniyorsanız, ılık suyun faydaları listesindeki bir sonraki noktayı kesinlikle seveceksiniz. Siz de ışıl ışıl genç bir cilde sahip olmak istiyorsanız bugünden itibaren limonlu ılık su içmeye başlayın. Cildimizde biriken serbest radikaller yaşlanmanın başlıca nedenleridir ve bunlardan ancak gün boyunca bol ılık su içerek kurtulabiliriz.

7. Adet Kramplarını Kolaylaştırır

Şimdi, bu, kızların hepsinin hayatlarının bir noktasında deneyimledikleri bir şey. Birçok kadının adet döngüsünün ilk iki gününde korkunç kramplar yaşadığı ve kendilerini daha iyi hissetmek için karınlarına sıcak su torbası sardıkları bilinmektedir. Bu adet sancılarını bir dahaki sefere yaşadığınızda, bunun yerine biraz sıcak su için ve ağrının sihirli bir şekilde nasıl yok olduğunu görün. Ilık su, karın kaslarınızı spazmdan kurtararak bu acı verici deneyimi hafifletir.

8. Sindirimi İyileştirir

Daha yavaş bir metabolizma hızı yaşayanlar için sıcak su içmek gerçekten faydalı olabilir. Ilık su, hidrasyon seviyelerini ve ayrıca sindirime yardımcı olan bağırsak kaslarımızın normal hareketlerini korumak için harika bir iksirdir. Bu yüzden yemeklerden yarım saat önce ılık su içmeniz, yiyecekleri daha kolay sindirmenize yardımcı olabilir.

Tavsiyemiz: Daima saf su için, suyu sağlıklı hale getirmek için en kaliteli su arıtma cihazı kullanın.

9. Bağırsak Hareketini İyileştirir

Burada tartışılan sağlık yararlarının çoğu, sıcak su içmenin anlık faydaları değildir. Kötü sindirim ve düzensiz bağırsak hareketi, çoğu insanın muzdarip olduğu en yaygın ve muhtemelen en ciddi sağlık sorunudur.

Siz de aynı dertten muzdaripseniz, sıcak su içmek sizi anında rahatlatabilir. Tek yapmanız gereken sabah ilk iş olarak 1-2 bardak sıcak su içmek. Sıcak su, yağın ve sindirilmemiş gıda parçacıklarının çözülmesine yardımcı olur. Bu, yiyeceklerin bağırsaklardan kolayca geçmesine yardımcı olur ve her türlü sindirim problemini ortadan kaldırır.

10. Kopmaları Önler

Tüm ılık su faydaları arasında muhtemelen en az bilineni budur. Güzellik salonlarının masaj sırasında yüzünüzü temizlemek için ılık suyun ısısını kullandığını görmüşsünüzdür. Aynı şey ılık su içmek için de söylenebilir. Ilık su, sindirime yardımcı olduğundan ve vücudu detoksifiye ettiğinden, ciltte sivilce ve sivilcelere neden olan bakteriyel enfeksiyonları önler.

11. Akne Tedavisi

Sıcak su içmek akne ve diğer tüm cilt enfeksiyonlarını tedavi edebilir. Sıcak su içmek sizi terleterek cildin gözeneklerini açar.

Az önce sıcak su içmenin sindiriminizi nasıl iyileştirdiğini ve bağırsak hareketlerini nasıl kolaylaştırdığını gördünüz. Sıcak su, akne tedavisine yardımcı olan toksinlerden kurtulmanıza yardımcı olur.

12. Cilt Kuruluğunu Önler

Herhangi bir cilt uzmanına, kuru cilt sorunuyla doğal olarak savaşmanın en etkili yolunun ne olduğunu sorun ve cevap 'daha fazla su için' olacaktır.

Vücudunuz susuz kalmışsa cildiniz nemli kalamaz. Sıcak su içmek vücudunuzu nemli tutmanın en kolay yoludur. Sıcak su içmek kan dolaşımınızı iyileştirir, bu da cildinizin kurumasını ve donuklaşmasını önler. Kuru cildinizi sağlıklı parlayan bir cilde dönüştürmek için sıcak su için.

13. Saçı Sağlıklı Tutar

Sağlıklı, parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız, ılık su içmek de yardımcı olabilir. Ilık su saç derinize enerji verir ve mevcut hücreleri harekete geçirir, bu da saçınızın daha hızlı ve sağlıklı büyümesini sağlar. Saç derinizdeki cilt nemli tutulur ve bu da saç büyümesine ve sağlığına tekrar katkıda bulunur.

14. Kepeği Önler

Kepeğin genellikle kafa derisinin aşırı kuruluğundan kaynaklandığı bir sır değildir. Ayrıca su eksikliğinin ciltte kuruluğa neden olabileceğini ve sıcak su içmenin cilt kuruluğuyla nasıl savaşabileceğini gördünüz. Sıcak su içtiğinizde kan dolaşımını iyileştirir ve saç derisini nemlendirir. Bu, kafa derisinin kurumasını ve pul pul dökülmesini önler. 3 ila 4 bardak sıcak su içmek kepekle mücadelede harikalar yaratacaktır.

20 Eylül 2012 Perşembe

YOĞURT YEME ALIŞKANLIĞI TANSİYONU DÜŞÜRÜYOR

Yüksek tansiyona yoğurt
Araştırmaya, başlangıçta yüksek tansiyonu olmayan 2 binden fazla kişi katıldı.

15 yıl süren araştırma boyunca 3 farklı dönemde katılımcıların yoğurt yeme alışkanlıkları değerlendirildi.

Yoğurt yeme alışkanlığına sahip kişilerde yüksek tansiyon riskinin az ve büyük tansiyonunun normal olduğu görüldü.

Araştırmacılar, üç günde bir yaklaşık bir kase yağsız yoğurt tüketenlerde yüksek tansiyon riskinin yüzde 31 düşük olduğunu vurguladı. (aa)

xxxxxxxxxxxxxxxxxx

yoğurt en iyi kalsiyum kaynağıdır. son yıllarda yapılan çalışmalar, tansiyon yükselmesinde kalsiyum yetersizliğinin rolü olabileceğini belirtmektedir.

21 Mayıs 2011 Cumartesi

yeşil mercimek adnan saraçoğlu tansiyon ve kolesterol

Yeşil Mercimek
Latince : Lens culinaris
İngilizce : Lentil
Almanca : Linse 
Özellikleri : Kolesterol düşürücü radyoterapi ve kemoterapi sonrası ● trombozit düşüklüğüne karşı

Mercimek, hem tansiyon dengeleyici hem de kolesterol düşürücüdür. Tansiyon dengeleyici özelliği içerdiği esculin ve choline maddelerinden kaynaklanmaktadır. Esculin, tansiyon yükseltici etki (hypertensive) gösterirken choline de tansiyon düşürücü etki (hypotensive) gösterir. Sonuç olarak, birbirlerine tamamen zıt özellik taşıyan bu iki etkin maddenin aynı anda bulunması mercimeğe tansiyon dengeleyici özellik kazandırmaktadır. Bu özellikler ağırlıklı olarak yeşil mercimekte vardır. Mercimek aynı zamanda mükemmel bir protein deposudur. Etin yerini en iyi dolduran bakliyatlardan biridir.
 
Yağsız yeşil mercimek çorbası kürü, en az enginar kadar kolesterolü düşürücü özelliğe sahiptir. Haftada iki-üç defa tüketeceğiniz yağsız mercimek çorbası, bir taraftan kolesterolünüzü kontrol altına almanıza diğer taraftan da tansiyonunuzun dengelenmesine yardımcı olacaktır. Burada tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum; mercimek kürü ne tansiyon problemini ne de kolesterol sorununu tedavi eden bir ilaç gibi düşünülmemelidir. Kolesterol veya tansiyon şikâyetleriniz varsa mutlaka bir hekime gidiniz.
 
Beslenmeye bağlı olarak kolesterol yüksekliği varsa bu takdirde haftada birkaç defa tüketeceğiniz yağsız yeşil mercimek, kolesterolünüzü kontrol altına almanıza önemli katkıda bulunabilecektir. Eğer genetik olarak hypercholestrol söz konusuysa, bu takdirde bu kürün faydasının olmayacağının bilinmesi gerekir. Genetik olarak kolesterol yüksekliği (hypercholestrol) durumunda hekim kontrolünde ve yine hekimin önereceği ilaçlar söz konusu olacaktır.
 
Yeri gelmişken belirtmekte fayda gördüğüm bir nokta da şudur. Kandaki kolesterolün yükselmeye başlaması veya yüksek değerlere ulaşması kişinin herhangi bir rahatsızlık hissetmesine neden olmaz. Ancak, kolesterolün uzun zaman yüksek değerlerde kalması, çoğu kez geri dönüşü olmayan değişik kalp-damar rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle, zaman zaman kan tahlili yaptırarak kolesterol seviyesinin belirlenmesinde çok büyük faydalar vardır. Çünkü erken teşhis edilen kolesterol yüksekliği ileride yakalanma riski altında olduğunuz birçok hastalığın tedbirini aldırmış olacaktır.
 
Kolesterol yüksekliğinin zaman içerisinde sebep olacağı hastalıklar genelde geri dönüşü olmayan kalıcı rahatsızlıklardır. Unutmayınız ki, kalıcı rahatsızlıklar yaşam kalitenizi düşürür.

Dikkat: Yüksek kolesterol şikâyeti olanlar
Değerli okuyucu, yüksek kolesterol şikâyeti olan hastalar hekimlerinin önerileri doğrultusunda kolesterolü baskılayıcı, örneğin statin grubu, ilaç kullanmak zorundadırlar. Katıldığım bir akşam yemeğinde kolesterol düşürücü ilaç kullandığını söyleyen bir tanıdığım, o akşam dikkat etmesi gereken bazı yemekleri ve tatlıları hiç çekinmeden tüketmişti. Yemek sonrası kendisine, akşamki ziyafette ölçüye dikkat etmediğini söylediğimde, bana aynen şu cevabı verdi: “Sayın hocam, nasıl olsa ilaç kullanıyorum, pek fazla dikkat etmeme gerek yok”.  
 
Kendisine bunun çok yanlış olduğunu anlattım. Çünkü kolesterol düşürücü ilaçlar, öğünlerde tükettiğimiz besinlerin içerdiği kolesterolü etkilemez. Kolesterol düşürücü ilaçlar, karaciğerin kendi ürettiği kolesterolü baskılar, yani karaciğerin daha az kolesterol üretmesini sağlar. Ancak besinler üzerinden aldığımız kolesterol üzerinde herhangi bir düşürücü özelliğe sahip değildir. Bu nedenle kolesterol oranı yüksek olan besinlere ve şeker oranı yüksek olan tatlılara karşı mutlaka ölçülü olunması gerekir. Önerilen diyete, ilaç kullanılmasına rağmen mutlaka uyulması gerekir.
 
Kolesterol düşürücü ilaçlar kanda bulunan kolesterolü düşürmez veya parçalamaz. Sadece ve sadece karaciğere daha az kolesterol üretmesi komutunu verir. Değerli okuyucu, hemen hemen tüm kolesterol düşürücü ilaçlar diyabet hastalığına (şeker hastalığına) yakalanma riskini artırır. Şeker hastasıysanız ve statin grubu (kolesterol baskılayıcı) ilaç kullanıyorsanız, bu durumun kan şekerinizin yükselmesinde etkili olabileceğini göz ardı etmeyiniz.
 
Kemoterapi ve/veya radyoterapi sonrası
Kemoterapi (ilaç tedavisi) ve/veya radyoterapi (ışın tedavisi) gören hastalarda panzitopeni sıkca karşılaşılan bir durumdur. Panzitopeni demire bağlı kansızlık (anemi), trombozit ve lökosit sayısındaki düşüş olarak tanımlanır. Trombozit sayısındaki düşüş özellikle kemoterapi sonrası gözlenmektedir. Bu durumda olan hastalara haftada en az üç-dört kez çok az sıvı yağ ve az su kullanarak yapılmış yeşil mercimek çorbası tüketmelerini öneririm. Bu bir aylık mercimek kürü, platelerin (trombozit) normal seviyelerine gelmesinde mükemmel bir takviye oluşturacaktır. Bu kür anemiye karşı etkili değildir. Anemiye karşı kullanılacak olan kür, kereviz-ıspanak kürüdür. Bu kür için ilgili bölümü okuyunuz.
 
Yeşil mercimek çorbasına ek olarak uygulanacak 10 günlük lavanta kürü trombozit sayısını daha da hızlı bir şekilde yükseltecektir. Lavantanın hazırlama ve tüketim şekli, lavanta bölümünde hepatit hastalarının uyguladıkları kürdür.
 
Dikkat:  Lavanta kürünü, tek başına trombozit (platalet) sayısını yükseltme amaçlı kullanmayınız. Ancak, mercimek kürü tek başına uygulanabilir.
 
Değerli okuyucu, yeri gelmişken belirtmekte fayda görüyorum. Kemoterapi uygulaması tamamlandıktan en az üç gün sonra bitkisel kür uygulayabilirsiniz. Kemoterapi sonrası üç gün geçmeden ve hekiminize danışmadan herhangi bir bitkisel kür uygulamayınız.  
 
Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle bilmeniz gereken nokta, kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

kolesterole karşı 5 besin

Uzmanlar, beslenmenin kolesterolü düşürmede önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Birkaç basit ayar sayesinde kolesterolünüzü sağlıklı bir seviyeye getirebilir ve ilaç tedavinize yardımcı olabilirsiniz…
Mayo Clinic’te yer alan habere göre, işte kolesterolünüzü düşürmeye ve kalbinizi korumaya yardımcı 5 gıda maddesi…
Yulaf unu, yulaf kepeği ve lifli gıdalar
Yulaf unu kötü kolesterolü düşüren çözünebilir lif içeriyor. Çözünebilir lif aynı zamanda elma, armut, barbunya, arpa ve kuru erik gibi gıdalarda da bulunuyor.
Çözünebilir lif kan dolaşımınızdaki kolesterol emilimini azaltıyor. Günde 5-10 gram ya da daha fazla lif kötü ve toplam kolesterolünüzü düşürüyor. Yarım kâse pişmiş yulaf unu 6 gram lif içeriyor. Eğer bunun içine muz eklerseniz, yaklaşık 4 gram daha lif tüketmiş oluyorsunuz.
Balık ve Omega-3 yağ asitleri
Yağlı balık yemek içerdiği yüksek miktardaki Omega-3 yağ asitleri nedeniyle kalp dostu olabilir. Bu asitler kan basıncınızı ve kanın pıhtılaşma riskini azaltıyor. Kalp krizi geçirmiş kişilerde ise balık yağı ani ölüm riskini azaltıyor.
Doktorlar, haftada en az 2 kez balık yenmesini öneriyorlar. En fazla Omega-3 içeren balıklar: uskumru, sardalye, somon, göl alabalığı, ringa, beyaz etli ton balığı, halibut balığı.
Balığınızı sağlıksız yağlardan korumak için fırında pişirin ya da ızgara yapın. Balık sevmiyorsanız, yağlı tohumlar ya da kanola yağı tüketerek küçük miktarlarda Omega-3 yağ asitleri alabilirsiniz. Omega-3 haplarıyla da fayda görebilirsiniz, ancak bu haplarda balıkta bulunan selenyum gibi diğer besinler bulunmuyor.
Ceviz, badem ve diğer kuruyemişler
Bu besinler de kan kolesterolünü düşürüyor. Çoklu doymamış yağ asitleri bakımından zengin olan ceviz, kan damarlarını sağlıklı tutmaya yardım ediyor. Günde 1 avuç dolusu badem, fındık, yer fıstığı, ceviz, Antep fıstığı kalp hastalığı riskini düşürüyor.
Zeytinyağı
Bol miktarda antioksidan içeren zeytinyağı, kötü kolesterolünüzü düşürürken iyi kolesterolünüz üzerinde bir etki yapmıyor. Diğer yağlar yerine günde yaklaşık 2 yemek kaşığı zeytinyağı, kalbin dostudur. Zeytinyağını yemek pişirirken, salata soslarında ve kahvaltılarda kullanabilirsiniz. Fazla kalori içeren zeytinyağını önerilen miktardan fazla kullanmamalısınız. Sızma zeytinyağının kolesterol düşürücü etkisi daha fazladır.
Sterol ve stenol eklenmiş gıdalar
Bu gıdalar kolesterol emilimini engellemeye yardımcı oluyor. Bitki sterolleri eklenmiş margarinler, portakal suyu ve yoğurtlu içecekler kötü kolesterolünüzü yüzde 10 civarında düşürüyor. Günlük bitkisel sterol ihtiyacı en az 2 gramdır. Bu da bitkisel sterolle güçlendirilmiş yaklaşık 250 ml portakal suyuna eşittir.
Kolesterolünüzü düşürmek için özellikle doymuş ve trans yağ tüketimini kesmelisiniz. Etteki, tam yağlı süt ürünlerindeki ve bazı yağlardaki doymuş yağlar toplam kolesterolünüzü yükseltebilir. Bazen margarinlerde, marketlerdeki kurabiye, kraker ve keklerde bulunan trans yağlar kötü kolesterolünüzü yükseltirken, iyi kolesterolü ise düşürür.

TANSİYONA ETKİLERİ TARTIŞILAN DİĞER ŞEYLER


Tansiyona etkisi en fazla tartışılan şeylerin başında bazı minrealler gelmektedir. Üstünde en çok durulanlar potasyum, kalsiyum ve magnezyumdur. Ama tuzdan yani sodyum mineralinden farklı olarak, bu minerallerin azaltılması değil, arttırılması tavsiye edilmektedir.
Bunlardan potasyum, daha iyi bir tansiyon için, daha fazla alınması gerektiği konusunda, herkesin üstünde anlaştığı bir maddedir. Günde 3.5 gramın üstüne çıkılması önerilmektedir. Sodyum ne kadar düşük, potasyum ne kadar fazlaysa, tansiyon o kadar iyi olmaktadır. Gerçekten de, bir çalışmada, potasyum alımını yalnızca yarım gr kadar artırmanın, felç riskini %40 azalttığı gösterilmiştir. Ama, bunu potasyumlu tuzlar alarak başarmak tavsiye edilmemektedir. Doğru olan şey potasyumdan zengin besinlerle bunu başarmaktır. Bunun içinse, bol sebze-meyve tavsiye edilmektedir. Özellikle, 100 gr'daki potasyum açısından, kahve, kuru baklagiller, fındık, marul, maydanoz, ıspanak, patates, enginar, muz, havuç başta gelen besinler olarak sayılabilir.
Kalsiyum için tavsiye edilen miktar günde 800-1200 mg, magnezyum için 280-350 mg'dır. Bu minerallerin en yoğun olduğu besinlerse süt ve süt ürünleridir. Ayrıca kalsiyum için pekmez, susam, fındık, fıstık, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kurutulmuş meyveler; magnezyum için ıspanak, kuru baklagil, ekmek, badem, fıstık sayılabilir.
Daha az yağ ve daha çok lif tüketmenin, kilo vermenin ötesinde, tansiyona yarar sağladığı iddia edilmektedir. Gerçekten de, yalnızca bitkisel besinlerle beslenenlerde (vegan), her türlü besinle beslenenlere (omnivor) göre, - tuz tüketimleri anlamlı farklı olmasa bile- daha az tansiyon yüksekliği görüldüğü bildirilmiştir. Buna karşılık bir çalışmada günde 3,7 gr balık yağının yaşlılarda, hafif bir tansiyon düşmesi sağladığı yayımlanmıştır. Kimileri kahve gibi, kafeinli içecekleri de az tüketmeyi önermektedir.

ceviz ve suda ceviz hikayesiiiiiii

Geceden suda bekletilmiş ceviz suyunu veya iyice ezildikten sonra alkole yatırılmış sarımsağı, içilen limon suyunu sabah aç karna içmenin kolesterolü azalttığı doğru değil! Eğer miktarı abartılmaz, günde 2-3 cevizle yetinilirse ceviz kolesterolle mücadele programınızın bir parçası olabilir. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Bazı yiyeceklerin kolesterolü yükselttiği, bazılarının da düşürdüğü doğru. Bu nedenle kolesterol yüksekliğiyle mücadeleye beslenme tarzınızı gözden geçirerek başlamalısınız.


Ceviz, sarımsak, elma, yulaf kepeği, limon kolesterolü düşüren besinlerin en ünlüleri. Ne var ki, geceden suda bekletilmiş ceviz suyunu veya iyice ezildikten sonra alkole yatırılmış sarımsağı, içilen limon suyunu sabah aç karna içmenin kolesterolü azalttığı doğru değil!

Cevizin omega-3 yağları ve bitkisel sterollerden zengin olması onu kolesterolü yüksek olanlara tavsiye edilen besinlerin birinci sırasına yerleştirdi. Bu bilginin bilimsel temelleri olduğunu Amerikan İlaç ve Besin Kurumu (FDA) onayladı

. Eğer miktarı abartılmaz, günde 2-3 cevizle yetinilirse ceviz kolesterolle mücadele programınızın bir parçası olabilir.

Yüksek kolesterolle mücadeleyi akşamdan suda beklettiğiniz cevizin sabah aç karnınaa suyunu içip üstüne cevizleri yemek şeklinde sürdürürseniz söz konusu ritüelin de herhangi bir zararını görmezsiniz. Kolesterol yüksekliğiyle mücadelenin beslenme tarafındaki en önemli noktaları, tam yağlı hayvansal ürünlerden (et ve süt ürünleri), sakatat içeren yiyeceklerden, mandıra besinlerinden, trans yağ ihtiva eden fırın, pastane imalatlarından uzak durmak. Çünkü tam yağlı süt ve süt ürünleri, salam, sucuk ve benzeri şarküteri ürünleri, tam yağlı etler ve iç organlar, kolesterolden ve kolesterol üretimini arttıran doymuş yağlar açsından zengin. Ayrıca sebze meyveyi, tam tahılı ve bakliyatı bol bir beslenme planına uymanızın da faydası olacağını unutmayın.

SALATALARDA ELMA SİRKESİ KULLANALIM ÇÜNKÜÜÜÜÜÜ

ISPARTA - Biyofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu, menopoza giren kadınlarda ve diyabet hastalarında elma sirkesinin rolünü araştırmak için üçüncü sınıf öğrencileri tarafından bir proje hazırlandığını belirtti.

Halk arasında elma sirkesinin faydalarına ilişkin çeşitli bilgiler anlatıldığını, ancak bugüne kadar bunun bilimsel bir çalışmayla kanıtlanmadığını ifade eden Nazıroğlu, öğrencilerin fareler üzerinde çalışma yaparak elma sirkesinin hem menopoz döneminde, hem de diyabet hastalarında kolesterol dengeleyici olarak etkisini ortaya koyduklarını söyledi.
Nazıroğlu, menopoz döneminde yağ, kolesterol metabolizma dengesinin bozulduğunu ve elma sirkesinin dengeleme gibi özelliğinin ortaya çıkarıldığını dile getirerek, şeker hastalığında da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu, artan glikozun dokulara yayılmamasından dolayı kolesterolün kanda arttığını ve bunun da kalp hastalıklarının oluşmasına, gözdeki dokuların bozulmasına neden olduğunu, ana değerlendirme sonucunda da elma sirkesinin şeker hastalarında kolesterolü dengelediğini ve koruyucu etki yarattığını gördüklerini bildirdi.
Hazırlanan iki projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini anlatan Nazıroğlu, 22-25 Haziran tarihlerinde SDÜ'nün ev sahipliğinde Uluslararası Hücre Zarları Kongresi yapılacağını ve bu çalışmanın burada bildiri şeklinde sunulacağını söyledi. Nazıroğlu, bilimsel verilerin değerlendirilmesinden sonra uluslararası bir dergide çalışmanın yayımlanacağını kaydetti.
MENOPOZDA BOZULAN KOLESTEROLÜ DENGELİYORSDÜ Tıp Fakültesi üçüncü sınıf öğrencileri Mustafa Güler ve Gündüzalp Saydam'ın hazırladığı ''Ovarektomize farelerde elma sirkesinin kan lipit profili ve lipit peroksidasyon düzeyleri üzerine etkileri'' adlı projede, menopoz döneminde bozulan kolesterol üzerinde elma sirkesinin faydaları veya zararları incelendi.
Menopoz döneminde kadınların kolesterol dengesizliğinden dolayı büyük sıkıntılar yaşadığını ve bu soruna çözüm üretmek amacıyla elma sirkesinden faydalanarak 32 fare üzerinde deney yaptıklarını anlatan Güler, farelere yüksek kolesterol uyguladıklarını ve menopoza sokmak için yumurtalarını çıkardıklarını, bu evrede elma sirkesi tedavisini uyguladıklarını, altı aylık çalışmada başarılı sonuç aldıklarını belirtti.
Menopoz döneminde bozulan kolesterol dengesinin elma sirkesi sayesinde dengelendiğini gördüklerine dikkati çeken Gündüzalp Saydam da, ''Kalp ve damar hastalıklarına neden olan kolesterolün ve stres üzerinde elma sirkesinin olumlu etki yarattığını gözlemledik'' diye konuştu.
Değerlendirmeyi kalp, göz, karaciğer, böbrek, beyin, sinir, damar ve kan doku örneklerini inceleyerek yaptıklarını ifade eden Saydam, elma sirkesi uygulanan farelerde menopoz döneminde oluşan kolesterolün dokulara zarar verme özelliğini azalttığını belirlediklerini bildirdi.
ŞEKER HASTALARINA ELMA SİRKESİ ÖNERİSİ
Öğrencilerden Zübeyir Yozgat, Ömer Ören ve Osman Kanatsız da, ''Streptozotocin ile diyabet oluşturulan farelerde elma sirkesinin kan lipit profili ve lipit peroksidasyon düzeyleri üzerine etkileri'' isimli projeyi hazırladı.
Diyabet hastalarında artan kolesterol değerlerinin düşürülmesi üzerinde elma sirkesinin etkilerini araştıran öğrencilerden Zübeyir Yozgat, 32 fare üzerinde deney yaptıklarını belirtti. Önce fareleri şeker hastası yaptıklarını anlatan Yozgat, daha sonra günde tok karna binde 6 oranında elma sirkesi içirdiklerini söyledi. Altı aylık çalışma sonunda farenin kalp, göz, karaciğer, böbrek, beyin, sinir, damar ve kan doku örneklerini alarak inceleme yaptıklarını ifade eden Yozgat, ''Şeker hastalığında dengede tutulmayan kolesterol, organlara zarar verir. Elma sirkesi uyguladığımız farelerde organların kolesterolden etkilenmediğini gördük. Şeker hastalığının yan etkilerinin organ ve dokularda oluşmadığını saptadık'' dedi.
Ömer Ören ise elma sirkesini insanların da çok rahat bir şekilde kullanabileceklerini, ancak sirkenin tok karna ve yenilen yemeklerin binde 6'sı kadar alınmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Ören, aksi takdirde fazla alınan sirkenin vücuda zarar verebileceğine işaret etti.